Tarihin En Tuhaf Gelenekleri: Güler Misiniz, Ağlar Mısınız?





Tarih boyunca insanlar, yaşamın anlamını bulmak ve toplumlarını şekillendirmek için çeşitli gelenekler geliştirmişlerdir. Bazıları bugün bize oldukça tuhaf gelse de, bir zamanlar bu ritüeller son derece ciddiye alınıyordu. Haydi, tarihin derinliklerine dalalım ve geçmişin en ilginç geleneklerine göz atalım. Aman dikkat, bazıları gerçekten de “yok artık!” dedirtebilir.


1. Hawaii’nin “Aloha” Dolu Ölüm Ritüeli


Hawaii’ye gitmeyi hayal ediyorsanız, oradaki sıcak güneş ve plajları düşünmek sizi heyecanlandırabilir. Ancak eski Hawaii’deki bir gelenekle karşılaşsaydınız, tatile bakış açınız değişebilirdi! Eski Hawaiililer, yüksek rütbeli bir lider öldüğünde, onun yakın arkadaşları ve hizmetkarları da öbür dünyada ona eşlik etsinler diye canlı canlı mezara gömülürlerdi. Evet, doğru okudunuz. Aloha demek, sadece bir selamlaşma değil, aynı zamanda “bu dünyadan hoşça kal” anlamına da gelebilirdi!


2. Spartalıların Bebek Testi


Antik Yunan’da, özellikle Sparta’da, savaşçı bir toplum olmanın getirdiği zorlu kurallar vardı. Bunlardan biri, doğan her bebeğin fiziksel olarak güçlü olup olmadığını test etmekti. Zayıf ya da hasta görünen bebekler, topluma yük olmasınlar diye Taygetos Dağı’ndan aşağıya atılırdı. Neyse ki, günümüzde böyle “fitnes testi” gibi sert gelenekler yerini daha insani uygulamalara bıraktı!


3. Fransa’da “Kazık” Üzerine Dans


Fransızların zarif bir halk olduğu düşünülür ama Orta Çağ’da işler pek de öyle değildi. “Feast of Fools” adı verilen bir festivalde, halk, seçilen bir kişiyi sahte bir kral ilan eder ve bu kral, kazığa oturtularak şehrin sokaklarında dolaştırılırdı. Halk ise bu gösteriyi izleyip kahkahalarla gülerdi. Bugün bunu bir reality şov olarak düşünmek mümkün ama o zamanlar bu eğlenceydi!


4. Çin’in Altın Ayakkabıları


Eski Çin’de, küçük ayakların kadın güzelliğinin bir simgesi olduğuna inanılırdı. Bu nedenle, Çinli kadınların ayakları küçük yaşlardan itibaren sarılarak büyümeleri engellenirdi. Bu gelenek o kadar önemliydi ki, altın ayakkabılarla süslenen bu küçük ayaklar, zengin bir koca bulmanın anahtarı olarak görülürdü. Elbette, bugün bunu oldukça acımasız buluyoruz ama o zamanlar bu, güzellik standardıydı.


5. Vikinglerin “Kan Kartalı” İşkencesi


Vikingler, sert savaşçılar olarak bilinir ve bunu kanlı ritüelleriyle de kanıtlarlardı. “Kan Kartalı” adı verilen işkence yöntemi, bir düşmanın sırtını açıp kaburgalarını kırarak akciğerlerini dışarı çıkarmayı içerirdi. Bu, bir kartalın kanatlarını andıran bir görüntü oluştururdu. Amaç, düşmanı onurlandırmak (!) ve ona sonsuz cesaret vermekti. Herhalde bu ritüele maruz kalanlar, pek de cesaretlenmemiştir…


6. Japonya’nın Karısıyla Boğuşan Erkekleri


Japonya’da Edo döneminde, yeni evli çiftlerin birbirine ne kadar sadık olduklarını test etmek için ilginç bir gelenek vardı. Bu ritüelde, kocanın karısını omuzlarına alıp belirli bir mesafe yürüyüp ardından bir ringe çıkması gerekiyordu. Burada koca, karısını yere serip ne kadar güçlü olduğunu göstermek zorundaydı. Yani, evlilik hayatı Japonya’da kelimenin tam anlamıyla “güçlü kalmak” anlamına geliyordu!


7. Mısır’ın Tuhaf Mumyalama Ritüeli


Mısır mumyaları her zaman ilgi çekmiştir, ancak süreç oldukça ürkütücüydü. Mumyalama sırasında, ölen kişinin beynini burun deliklerinden kanca ile çıkarırlardı. Neden mi? Çünkü beyin, o dönem Mısırlıların düşündüğü kadar önemli değildi! Önemli olan kalpti; çünkü kalp, ahirette kişinin iyi ya da kötü olduğunu belirleyen tartılarda kullanılacaktı.


Tarihin bu ilginç ve bir o kadar da tuhaf gelenekleri, kültürel çeşitliliğin ne kadar geniş olduğunu ve insanların hayatı nasıl anlamlandırdığını gösteriyor. Bugün bize gülünç veya garip gelebilirler, ama bu ritüeller geçmişte ciddi toplumsal normlardı. Bir dahaki sefere tarih hakkında düşündüğünüzde, belki de bu gelenekler aklınıza gelir ve ne kadar mesafe kat ettiğimizi takdir edersiniz!


Yorumlar

Popüler Yayınlar